YIRTIK SAYFA E-Edebiyat Dergisi
Yırtık Sayfa  
  YIRTIK SAYFA 13
  YIRTIK SAYFA-1
  YIRTIK SAYFA-2
  YIRTIK SAYFA 3
  YIRTIK SAYFA-4
  YIRTIK SAYFA 5
  YIRTIK SAYFA 6
  YIRTIK SAYFA 7
  YIRTIK SAYFA 8
  YIRTIK SAYFA 9
  YIRTIK SAYFA 10
  YIRTIK SAYFA 11
  YIRTIK SAYFA 12
  Ziyaretci Defteri
  iletisim
  GAZETE YIRTIK
  YIRTIK GALERi
  Videolar
  E-Kitaplar
  YENi CIKANLAR
  DESTEKLEDiKLERiMiZ
  sitemap
© 2009-2010 Yırtık Sayfa
YIRTIK SAYFA 11

 
 






 

Soğuk geceyi, gece ise güneşi beklerken açıyoruz sayfalarımızı… onbirinci kez.

 

Yırtık Sayfa 11. sayısıyla ayaza çalan gökyüzünü aralayarak selam ediyor bütün sıcaklığıyla edebiyatseverlere; geceye karışan, güneşle şafak vakti sevdalaşan kelimelerle…ölümün sıcaklığıyla.

 

E-Edebiyat Dergisi Yırtık Sayfa, geride bıraktığı 10 sayı ve beraberindeki onlarca kalem ve kelam sahibiyle edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı. Bildiğiniz üzere Yırtık Sayfa sizin derginiz ve bunun bilincinde olan okurlarımıza kucak dolusu sevgilerimizi ileterek Yırtık Sayfa 11’i açıyoruz.

 

Bu sayımız da toprağa düşen yağmur damlalarının ezgilerini dinleyerek Fulya Karademir ile Gece Notları’nı okuyacağız. Sancılarımızla aldığımız nefesler boğazımıza saplanıp maskeler yüzümüzün kederini örterken Öncü Atay, Bedel Sorunu’nu “herkes şeytana payını ödemeli” diyerek bitirecek. Hava şimdiden kararmış gibi. Gece ile başladık ve İbrahim Kabahaliloğlu’nun “Hayat ölümü ekerken topraklara, her an hasat vaktiymiş gibi zaman biçiyor büyüyen büyümeyen bedenleri bu yaşam tarlasından.” dediği Bilinmeyen Sesler, Doğum ile devam ediyoruz.

 

Kimi zaman da karanlıklara gömüyoruz harflerimizi, harflerimiz kelimeleri çekiyor yakasından, derine…en derine…

 

Yarım Bir Aynada “Zaman keskin bir bıçağın sırtına çeker ayaklarını, martılar kelepçelenirken rıhtıma…” derken Kadir Ünal, Can Semercioğlu Düşünsel Terörist ile tebessüm niteliği taşımayan vasat kahkahalar diyerek gecenin anlamını genişletiyor.

 

M. Emir Demir Aldatış’ında, isyankâr yüreğini, ruhuyla harmanlayıp ecel bekçisi Azrail in hürmetine sunuyor,  Tevfik Hatipoğlu Adem’in Kırmızı Yanaklı Elması’ında noktasız cümleler, bağlacı bol anılar, susması için dua edilen bir nefret ve kadınlar diyerek üşüyen ateşimizi güneşlendiriyor.

 

İsyan bayraklarıyla geldik bu sayımızda, bayrağımıza çizdik çizmemize izin vereni, üzerini çamurla alevlendirdik. İki Yüzlüyüz derken İsmail Karaçam, çok güzel bir noktaya, çamurla sıvadıklarımıza değiniyor; “İnan ki, sen de ben de ikiyüzlüyüz. İkimiz de suçlu, ikimiz de yüzsüz.“ Nodira İbrahim Jumaniyazova “Çünkü vazgeçmek ihanetti.” Diyerek başladığı Komila’nın Mektupları’nı okuyucular sunarken, Durkaya İpşir an-ı yaşatan Selim Çavuş ile okuyucuyu selamlarken Hülya Atılgan Ay Tutulması'na davet ediyor.

 

Karanlık da bir gün aydınlanacak. Dehlizlere saklanan yarımızın nefes alan öteki yarısına geçme vakti…

 

Şair Ersan Erçelik Mavi Pardösü’sünde “yıldızları değil tenimizdeki çizikleri sayarız” diyerek selam ediyor Yırtık Sayfa okurlarına. Dergimizden de İngiliz Dili ve Edebiyatı üzerine yazdıklarıyla tanıdığınız Gamze Sıla Kuzu, Kate Atkinson’ı Yırtık Sayfa okurlarıyla tanıştırıyor. Fareli Sarayın Kavalcısı ile Özlem Peker bizimle oluyor.

 

Geçen ay Yırtılan Köşe ile sizleri selamlamıştık. Sevgili Gamze Atal’a ait olan bu köşe de geçen ay Gamze Atal’ın Pınar Nurhan’la yaptığı söyleşi tüm dikkatleri üzerine topladı. Bu ay Yırtılan Köşe de Gamze Atal, Sabahattin Ali’yi her yönüyle ele alıyor ve Sabahattin Ali’yi bilmeyenlerin O’nun dünyasına girmesine ön ayak olacağa benziyor.

 

Yırtık Sayfa 12. sayısında yeniden buluşmak üzere…

Yırtık Sayfa'lar naftalinlerinden sıyrılmaya, gölgeler karanlıktan ayrılmaya devam ediyor.

 

 
Biri O(Edebiyat) kim mi dedi?

O bir deniz; hülyaları aşan, derunlarda coşan, sonu gelmeden çağlayan, güneşe yağmuru tattıran, zihinlerdeki zehri akıtıp tadına baktıran, sustukça konuşturan, engin bir parıltının üzerine konan bir yıldızın halini alan, atılan her bir kulaçta dünyaları sarsan bir deniz…

Ve bizler; O denizdeki mavnalarda kürek çeken, tuzla bulanan suların ortasında nefes alan, yakamozlarla ahbaplık yapan, bir gün güvertede ufka bakıp bir gün yosunlara sarılan, kimi zaman Ay’a sırtını yaslayıp sevinçle, kimi zaman da ıstırap akıtan ruh haletiyle mürekkebini O denize akıtan, akıntılarda girdaplarda birlikte yoğrulan sevdalarız…

Durkaya İPŞİR

 


DİKKAT:

Yazılarınızı yirtiksayfa@post.com adresinden bizlere ulaştırabilirsiniz.


Yırtık Sayfa © 2009 







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

Add  
 


 
Bugün 83131 ziyaretçi (163404 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol